Ada

Ada

Kategori Adalı Yazılar | 14 Kas |

6 Nisan’ı 7 Nisan’a bağlayan gece başladı müthiş serüvenim.

Aslında ne kadar renksiz bir hayatım olduğunu da aynı gece anlamaya başladım. Renksiz de doğru kelime değil gerçi. Flu, tekdüze, rutin… Meğerse bunlar gibi birçok kelimenin anlam bütünlüğü yaptığı bir hayat yaşıyormuşum. Ani gelişi planlı yaşadığımız hayatımızı tepe taklak etti. Siyah beyaz renklerin içine mızrak gibi bir kırmızı, bir sarı, bir yeşil, bir mavi saplandı.

7 Nisan’dan sonra artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.

Serüvenimin baş aktristi “ADA”.

Gerçekten de bir KAHRAMAN o. Küçücük de olsa insanoğlunun bir karakteri olabileceğine beni yeniden inandıran, günlük hayat içinde hasret kaldığım dürüstlüğü ve cana yakınlığı tekrar tekrar kanıtlayan bir KAHRAMAN.

Baba olarak yaşadığım genetik eksiklikler her zaman, her yerde ve ne ilginçse herkes tarafından hep hatırlatılır. Efendim, 9 ay biz mi taşımışız ya da bizim vücudumuzdan bir parça mıymış, hiçbir şekilde anne gibi bağ kuramazmışız…

Ben daha zorunu başarıyorum. Evet daha zoru. Kızımla yaşadığım her şey sadece kişisel gelişime ve sosyalliğe bağlı. Yani kısacası her şeye SIFIRDAN başladım.

Şimdi geldiğim yerde ki kızım 4,5 yaşında, çok zor bir şey başardığımı ya da hâlâ başarmaya çalıştığımı görüyorum. Elbette ki her baba gibi.

Bu yazı ilk yazım seyir defterinde. Amacım yıllar sonra ben hâlâ varken ya da belki gitmişken başka bir dünyaya, kızım okusun ve benim ve kendisinin kim olduğunu ve nereden geldiğini hiç ama hiç unutmasın.

Ee, dışarıdan okuyanlar olursa onların zihninde de anlık bir endorfin salgılaması olsun.

Haydi gazamız mübarek olsun “ADA”cığım. Bakalım bu seyir defterinin ilk yazısından sonra bizi ne serüvenler bekliyor.

baba kızın seyir defteri, yıldız tarihi 03.10.2011

***

Canım Kızım,

Seni seviyorum diyemeyen babalardan olmadım ben hiç değil mi?

Hatta belki “Seni ne kadar çok sevdiğimi biliyor musun?” sorusundan nefret ettirdim seni.

Pekii, sen beni ne kadar seviyorsun?

“İşte bu kadar” derken sonuna kadar açtığın kollarınla o hâlini o kadar çok seviyorum ki…

Çünkü gerçekten katkısız bir “Seni Seviyorum” o.

Biliyorum.



Yorum Yap