Zaman – babakizinseyirdefteri
Zaman

Zaman

Kategori Adalı Yazılar | 02 Eki |

Sevgili kızım,
Kitap okumak için zaman yok, spor yapmak için zaman yok, dostlarla bir kaç kelime muhabbete zaman yok…
İşte sanırım (kuvvetle muhtemel) senin de kendine bol bol söyleyeceğin bir yalan.
Artık hiçbir şey için zaman ayırmaz olduk.
Mesela ben aylardır “baba kızın seyir defteri”ni tutamıyorum.
Niye?
Zamanım yok!
Off ne büyük yalan.
Bu blogda seninle paylaştığım en önemli şeylerden birisi bu…
“Zamanım yok” çok büyük bir yalan.
“Tembelim” daha dürüst bir yaklaşım.
2012 yılında kimse bir şeyler yapmak için zaman bulamıyor sevgili kızım.
Yani her sabah kalkıp işe, okula ve rutine gidiş dışında.
Bugünlerde hayat bizi giderek tembelleştiriyor. Birileri zaten bizim yerimize düşünüyor, birileri zaten bizim yerimize konuşuyor, birileri zaten bizim yerimize yaşıyor.
TV tam bir manyaklık durumunda. İnsanlar parti tutar gibi, futbol takımı tutar gibi dizi film tutuyorlar.
İtiraf ediyorum ben de Behzat Ç. diye bir diziyi kaçırmadan izliyorum.
Sanırım herkes bu dizilerde kendinde eksik olan şeyi buluyor. Kiminin hayatına hiç sevgi girmemiş, aşk ile ilgili dizileri seçiyor, kimi heyecansız bir hayat yaşıyor, o yüzden daha tempolu dizileri seyrediyor.
Ben neden mi bu diziyi seçtim?
Bilmem, aslında başrol karakteri benden daha deli değil, yani ona öykünmüyorum demektir, benden daha akıllı da değil, demek ki ona da öykünmüyorum…
Buldum: Daha sorumsuz yaşıyor. Bir şey yaparken benim gibi 50 bin farklı sonuca varıp en mantıklısını yapmak zorunda değil. Büyük bir ferahlık, büyük bir oyun alanı senin anlayacağın.
Kesinlikle “Sakın sorumluluk alma” demiyorum, ama “Aldığın hiçbir sorumluluk, verdiğin hiçbir karar hayatının son sorumluluğu ve kararı değil” demek istiyorum.
Hata yapmaktan korkma. Hiç bir zaman en iyi sen olamazsın. Olma da zaten. O da ayrı bir sorumluluk:)
“Yaşamak istediğin gibi yaşa” demek istiyorum kısaca. Yani zevk al. Mutlaka seni bu yoldan çevirmek isteyecekler olacak (başta ben). Sağlam dur. Sen TEKSİN unutma. Sadece benim değil tüm kâinatın, Allah’ın tek ADA’sısın sen. Yani çok önemlisin.
Yaşamında bu kaliteyi yakalayabilmen için baba olarak bir şeyler söylemeliyim tabii:)
Oku benim canım kızım oku.
Sen dizi seyretme, oku ne olursun. Sana verilenlerle yetinme. Oku ve daha fazlasını hayal et. Okumak cesaret de kazandıracak göreceksin. Ne kadar kişilikli olduğunu göstermek için cesarete ihtiyacın var ne yazık ki. Zira senin sağlam duruşların kim bilir kimleri rahatsız edecek… Belki sevgilin terk edecek, belki işten atılacaksın…
Olsun unutma, sen benim kızımsın. Doğru bildiğini anlat ve yaşa ki bizim hayattaki eksikliklerimiz de seninle tamamlansın.
Sen sadece benim değil dünyanın umudusun. Ben bu yazıyı yazarken 5,5 yaşına geldiği halde hâlâ ağzında emziği ile uyuyan ADA’m belki AİDS’e çare bulacak, belki büyük bir ressam olacak, belki Duran dedesi gibi büyük bir müzisyen…
Belki öğretmen olup yüzlerce çocuğa “Okuyun, okudukça zenginleşin, hayata ortak olun, siz de onunla birlikte yaşayın” diyeceksin.
Ne yaparsan yap, nasıl yaşarsan yaşa unutma, baban hep dimdik arkanda, elinden geldiğince, gücü yettiğince…



1 Yorum

  • Merhaba, ne güzel düşünmüşsünüz, kızınız için blog yazmayı. Keşki benim çocuklarım da Ada yaşındayken bu imkanlar olsaydı, ya da ben düşünüp – vakit bulup- onlara el yazısı ile günlük tutsaydım.Ama çalışan ve iki erkek evlat yetiştiren bir anne olarak buna vakit bulamadım.Keşki yaratsaydım.Sakın vazgeçmeyin, direnin,iki satır olsa bir şeyler yazın.Annemin elhyazısı ile bana yazdığı yemek tarifleri bile paha biçilmez.Kolaylıklar diliyorum.

Yorum Yap